BILGI DUVARINA HER GÜN BIR TUĞLA KOYUN!

BILGI DUVARINA HER GÜN BIR TUĞLA KOYUN!

BILGI DUVARINA HER GÜN BIR TUĞLA KOYUN!

Hem kişisel hem de mesleki olarak; hiç kimse mükemmel değildir. Ancak bilgi duvarlarına her gün bir tuğla koydukça hem karakter hem de kariyer olarak gelişirler.

Evgin Bey öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Ben Evgin Kurnazoğlu, 1979 Bulgaristan Aytos doğumluyum. Evli ve iki çocuk babasıyım. Bir kızım ve bir oğlum var. Eşim de benim gibi göçmen ve muhasebe öğretmeni. Mesleğe 2004 yılının haziran ayında başladım. Aynı yılın aralık ayında Türk Hava Yolları’nda (THY) olan büyük bir yetkili personel alımında THY’ye geçtim. Burada ilk etapta Power Plant Troubleshooting, sonra Revizyon ve akabinde Hat Bakım’da çalıştım. Son olarak Hat Bakım başteknisyeni iken 2015 yılının kasım ayında da ATS Team’e geçtim. Halen ATS Team’de çalışmaktayım.

Mesleğe başlamadan önce havacılığa ilginiz var mıydı?
Mesleğe başlamadan önce havacılık merakım tabi ki vardı; ama teknik bakım olarak değildi. Küçük yaşta başlayan maket uçak merakımı lise bitimi sonrası Hava Harp Akademisi sınavlarına girerek pilot olmak istedim. Bir haftalık sınav süreçleri sonrasında, kendimin de haberdar olmadığım ancak savaş pilotu olmamı gerçekten engelleyen sağlık problemleri sonucu elendim. Pilot olamadım ama, sonrasında havacılığın bir yerinden tututtuğum için de mutluyum.

Hangi okuldan mezun oldunuz, eğitim yaşamınızdan bahseder misiniz?
Üniversite imtihanımda, kendisine halen duacı olduğum bir komşumuzun yönlendirmesi sayesinde, bu mesleğe ait ne kadar bölüm varsa hepsini tercih ettim ve 1998’de Anadolu Üniversitesi Gövde Bakım Bölümü’nü kazandım.
Eğitim hayatım kendi açımdan epey iyi geçti diyebilirim. O dönem yeni açılan süper lise mezunu olmam ve de üniversitedeki yabancı dil eğitimi mesleğimde çok faydalı oldu. Diğer aldığımız derslerin de tabi ki faydasını çok sonra daha iyi anladım. Özellikle çok yönlü düşünme ve durum muhakemesi yaparken hep anımsarım. Hem kişisel hem de mesleki olarak; hiç kimse mükemmel değildir. Ancak bilgi duvarlarına her gün bir tuğla koydukça hem karakter hem de kariyer olarak gelişirler.

Eğitim hayatınızı tamamladıktan sonra, hemen işe başladınız mı o süreci biraz anlatır mısınız?
Eğitimi tamamladığımda iş bulmak epey zordu tabi. Askerlik şartı önümüzde büyük bir engel olduğu için en kısa zamanda vatani görevimi bitirmek istedim ve askere gittim. Sonrası havacılık sektörü gelişmeye başladı. Ama tabi ilk alım ilanına başvurana kadar farklı sektörlere de başvurdum tabi. İşinizin geleceği hakkındaki düşünceleriniz neler, teknolojinin hızla ilerlediği günümüzde işler daha da kolaylaşıyor mu yoksa daha da karmaşık bir hal mi alıyor?
Mesleğimizin geleceğini çok parlak gördüğümü söyleyebilirim. Kendimizi güncel ve önyargısız tuttuğumuz sürece hep başarılı olacağız. Gelecekte öngörüm havacılığın drone vb. araçlarla yapılmasıdır. Bu sebepten genç arkadaşlara bu yönde kendilerini daha çok geliştirmelerini, özellikle de otomasyon veya mekatronik tavsiye ederim. En azından bunu ilk etapta bir hobi olarak takip etsinler. Unutmayın ki hava aracının yapısı nasıl değişirse değişsin, bilgili ve gelişime açık bakım personeline her zaman ihtiyaç olacaktır. İşlerin karmaşık gelmesi meselesine hiçbir zaman inanmadım. Gelişime ayak uydurduğunuz sürece işler her zaman daha kolaya gidecektir. Durduğumuz zaman işler zor bir hal alır.

Yurtdışı deneyiminiz oldu mu, oralarda mesleğiniz ile ilgili benzerlikler ve ayrılan noktalar nelerdir?
Yurtdışında sadece görevlerde -ki bence hatırı sayılır epey sayıda bulundum. Mesleğimiz her yerde kendi ciddiyetini korumaktadır. Hatta pek çok görev sebebim de bu mesleğe önem vermeyen bir topluluğun başarısızlığından olmuştur. Farklı gördüğüm yani kendi ülkemizde mesleğimiz gerçekten çok üst düzeyde yapılmakta ve de yurtdışındaki pek çok meslektaşımızdan daha iyi düzeydeyiz.

Gelişen teknoloji ile birlikte sizlerin yeni teknolojiye uyum sağlamanız için herhangi bir eğitim alıyor musunuz?
Dinamik bir sektörde bulunduğumuz için, sürekli gelişen teknoloji karşısında sizin de kendinizi bu gelişime adapte etmeniz gerekiyor. Bu aynı zamanda çalıştığımız şirketlerin de politikası, çalışanların gelişen şartlar karşısında yetişmesi ve donanım sahibi olması gerekiyor. Bunun sonucu olarak çalıştığım tüm şirketlerde mesleki eğitimler verilmektedir. Bunun yanı sıra kendim ve arkadaşlarım teknik gelişmeleri yakinen takip etmeye çalışıyoruz, birbirimize de paylaşımda bulunuyoruz.

Mesleki anlamda önceki dönemlerle günümüzün bir  karşılaştırmasını yaparsanız, neler söylemek istersiniz?
Eski ile günümüzü karşılaştırırsak ortak değerler, gelişime açık olmak, sabır, özdisiplin kendini canlı tutmakta. Ancak bazı değerler daha da çok önem arz etmekte. Özellikle de takım çalışması! Gelişen yeni kurallarla havacılık biraz zorlaştırılmış gibi görünse de aslında hata yapma riskini azaltmaya yönelik bir çaba mevcut. Bu yeni kurallar çerçevesinde yöneticisinden çalışanına herkes uyum içinde ve bir takımın parçası olarak çalışmak zorunda. Birinin hatası herkesi etkiler, birbirimize destek olduğumuz sürece de takımın başarısı artar ve bireysel olarak da gelişiriz. Birlikte çalışma ruhunu ne kadar üst düzeyde tutarsak o kadar başarılı oluruz düşüncesindeyim. Değişmeyen bazı kurallar vardır, bunlar nesilden nesille aktarılması gereken özelliklerdir: Ekip ruhu, sabır, disiplin, arkadaşlık gibi…

Her gün mesai başlangıcından sonra bir sürprizi de beraberinde getirebilen bir iş yapıyorsunuz; böyle ilginç birkaç yaşadığınız sürprizden bahsetmenizi istersem neler söylersiniz?
Mesleki sürprizler hep olmuştur ve de olacaktır da. Buna açık olmamız gerekir ama özel yaşantımızı etkilememesi de çok önemli. Örneğin bir keresinde evlilik yıldönümüm olduğu halde Malatyaistasyonuna tüm gün sürecek şekilde cam değişimine gitmiştim. Bir seferinde mesai esnasında acil Varna istasyonuna MLG’de yer alan bir actuator değişimine gittim. Aynı gece başka istasyonda da bir uçağımız körüğe çarptı. Varna’daki arızayı düzelttikten sonra diğer kazanın olduğu istasyona geçtik ve kısa bir ön hasar tespiti sonrası orada kalan yolcuları alıp tekrar İstanbul’a döndük. Özetle güne başladığınızda feneri nerede ve ne zaman söndüreceğiniz pek belli olmaz. Her an bir sürprize açık olmalıyız.

Yüzlerce insanı taşıyan uçakların teknisyeni olmak sizde nasıl bir psikoloji yaratıyor? Sonuçta ‘sıfır hata’ gerektiren bir iş öyle değil mi?
Mesleğimizin ağırlığı var elbette... Ama bunun altında ezilmemeliyiz. Sanırım bu konuda çok iyi yöneticilerimiz var ve de olacak. Kaldıramayacağınız yükü size vermezler. Gelişiminiz için gerekli sorumluluk mertebesine geldiğinizde zaten hazırsınızdır. Sıfır hata ile yola başlamalı ama bunu bir takıntı haline de getirmemek gerekiyor. Bu, sizi hataya sevk eder. Daima kendinizle yarış halinde olmak ve bir sonraki gün kendinizi aşan durumunda olmalısınız. Nitekim unutmayın ki mesleğimiz bir takım işidir. Birbirimizi kontrol ettiğimiz sürece ve de desteklediğimiz sürece hata sıfıra gider.

Çözümü mümkün olmayan problemler oluyor mu? Zor bir problem karşısında neler yapıyorsunuz?
Mesleki anlamda çözümü olmayan problem zaten malzeme veya tool eksikliğinden olur, bilginin kaynağına ulaşamayınca olur. Böyle bir durumda statü gereği üst amirinize mutlaka bildirimde bulunmalı sonrasında çözüm arayışına gitmelisiniz. Dediğim gibi işimiz bir takım işidir. Herkes kendine düşen görevi yerine getirdiğinde bir sonuç elde etmek daha kolaydır. Çözümsüz ya da zor dediğiniz bir durumda zaten uçak uçuşa elverişli olmayacağından uçak değişikliğine veya sefer iptaline gidersiniz.

Sizce uçak teknisyenliğinin en önemli prensibi nedir?
Uçak teknisyenliğinin en önemli prensibi tek değildir. Takım çalışması, bilgiye açık olmak ve buna nasıl ulaşılacağını bilmek en önemlilerindendir diyebilirim.


Bu mesleği seçmek isteyen gençlere tavsiyeniz ne olur, neler söylemek istersiniz?
Mesleği seçmek isteyen arkadaşlara tavsiyem öncelikle gelişim sürecinde sabırlı olmaları. Her gün muhtemel servis vb. ulaşım aracı kullanırlar. Bu süre zarfında en az yarım saatlerini iş haricinde mesleki bilgi edinmeye harcamalarıdır. En güzel bilgi edinme de, yolculuk esnasında doküman incelemekle olur. Herkesin kendi özel hayatı vardır ve bunu iş hayatından ayırmayı iyi bilmek gerekir. Karşılaşacakları zorluklardan yılmayıp azimle gelişmeye çaba göstersinler, hem kişisel hem de mesleki olarak. Hiç kimse mükemmel değildir ancak bilgi duvarlarına her gün bir tuğla koydukça hem karakter hem de kariyer olarak gelişirler. Onlarla birlikte çalışmayı bekliyorum, hepsine başarılar dilerim.

27.6.2019 15:38:00
666